Ölüm müydü Öptüğüm Yoksa Hayat mı (Şiir)
ölüm
hayatla birleşen bir ufuk çizgisidir sarmaşıklı günlerde
kendi yankısını katil sanan bir çocuğun tedirginliğidir
evlerin soğuk koridorlarında volta atar şafakleyin
duvarlara siner perdeler birer birer örtüldüğünde
çünkü ölümdür hayatın özsuyunda katrelenip çağlayan
yaprakları bir küldönümünde savurup maziyle onduran
ölümdür, kimse bilmez yıldızların yılkı gibi kayıp gittiğini
ağıtlar dizerler suskun, doğmaya yatanların ardından
ben ölümü halkın bağrında yanan tomurcukta gördüm
birer birer göğe düşüyordu karanfiller
ellerinde ipekten bir seviyle yıldızlanıyorlardı
bir hazirandı ölümü gördüğümde, marttı, mayıstı
umudu zindanlardan kazıyıp kanağaçlarına duruyorlardı
bir
aralıktı sonra ben ölümü yalnız öptüğümde
usul usul dinginlendi denizler
direnci koparıp yıldızların sayrı bahçesinden
sözkıranların ardına gömüldüm
ölüm
müydü öptüğüm yoksa hayat mıydı bilmem
diyalektik bir çelişkiydi benim var olmaktan anladığım
direngenliğimle atıldım cenk meydanına birden
sönüp gitti karanlığım bir nisan gecesi
yalın kılıçtım, silahım satırlarımdı, kalemim kalkan
umut biçtim ömrümün şafaklarına halkın ellerinden
çünkü halktı benim damarlarımda ab-ı hayat deyi çağlayan
halktı duvarlarımı türküye, saza, kavgaya bulayan
firari bir yolcu oldum zemheri düş gecelerine
dağların sesiydi göğü mağrur bir şaircesine sevdalayan
ölümdü gördüğüm, evet biliyordum
kaç
diriye yürektaşı diktiğimi de biliyordum
göğsüm
bir mezarlıktı her gidişte tabutlar konulan
ben
ölümü ilkyazın ışıklarıyla öldürdüm.
şubat – ‘22

Yorumlar
Yorum Gönder