Karanfilden Bir Halk Türküsü (Şiir)

Karanfilden Bir Halk Türküsü  

ah
şimdi kimlere anlatmalı içimdeki sızıyı
kimlerin yüreğini umudun ateşiyle paklamalı?
şu zifiri karanlıkta gökyüzüne sarılsam,
sarılıp da haykırsam…

                               yıl-dız-lar,
                               sesimi duyarlar mı?

bilmiyorum canım kardeşlerim
neden kanla yunuyor bu dünya
bir mısraı dahi incitmeden sevebilmek
neden böyle zor
          bilmiyorum

ey gönlüm çiçeği
dalma yıkık dökük gözlerinle uzaklara
hıncını kuşan hüznünü ört
ve açlıkla bileylenen öfkeni
vur şimdi suskun sıradağlara
yüreğin, yüreğim olsun
           yüreğim, yüreğin…
omuzdaş olayım sana aysız pusularda.

          iyi bak şimdi onların gözlerine ey kahpe cellat
          senin anlayamayacağın bir şeydir bu
          bu acı,
             bu kin,
                bu umut
          annelerin bağrında yanan ateş    
          beyni sarsan bu elektrik,
          ve kan yağmurlarıyla ağan bulut…

iyi bak şimdi onların gözlerine ey güzel çocuk
bak da
başkaldır şu bezirgân saltanatına
bükme boynunu ürkek bir üveyik gibi
kalk da yıldızlar dizelim kanlı zindan duvarlarına
korkmak,
elbet ki ayıp değil güzel çocuk
hatta zaman zaman yorulmak da
çünkü biz de insanız bilirsin
biz de yaprak yaprak dökülebiliriz
aslolan
yekinip yine girmektir kavgaya

                           yani
                           namlu ağzından sarkan çiçekleri
                           özgürlüğün bilmektir      

onlar ki
sana tel örgüsüz bir gelecek sunmak için
vurulup düştüler en güzel yaşlarında
yüreklerinin gümbürtüsüyle koskoca bir gök inledi
ve tereddütsüz kucakladılar güneş’i kan kızılı boranda
gör ki
hâlâ yankılanıyor yasaklı türküleri;
ayak izleri duruyor sanki o şarabi sokaklarda…

ey gönlüm çiçeği, söyle
daha kaç demete sığabilir ölü bir karanfilin yüreği
daha kaç gülüşte kanayabilir bu sevda?

                            bakın kardeşlerim, 
                                  yeni fidanlar boy veriyor şimdi
                                        kurşunların ekildiği topraklarda…

                                                             ‘’bize ölüm yok!’’


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Muhalefete Dönük Saldırılar, Paramiliter Yapılanmalar...

Doğa ve İnsan İlişkisi Bağlamında Yabancılaşma

Gençlik Kavganın Neresinde? Devrim Yolunda İdeolojik Mücadele Ve Devrimci Şiddet

Alacakaranlıktaki Ülkemize Bir Bakış | ''Öyle mi Erdoğan?''

Maraş Katliamı (19-26 Aralık 1978)