Kanlı Uçurtma (Şiir)
Kanlı Uçurtma
ölüm
gelir çalar kapıyı apansız
beklemez yarım kalan düşlerini
bir elinde kanlı meşale
diğer elinde eskil bir vesikalıkla
hançerler çocuk gülüşleri
belki ben de giderim bir gün anne
kulağımda dağların ezgisi yankılanır
bırakırım kendimi bir kuyruklu yıldız misali
ve küllerim savrulur kızılırmak derinlerinde
hayır benim emekçi annem
hayır
ne adım kalacaktır geride
ne de solgun bir resmim
belki toprağımda menevşeler biter örneğin
belki dizleri yamalı bir çocuk koşturur üzerinde
bilirim ben bunu
çünkü görmüşümdür ölümün kılıncını yüzyıllar boyu
dağ fidanları yanım sıra gömülmüştür sonsuzluğa
yüzlerini bile görmediğim arkadaşlarım
güvercin olup özgürlüğe süzülmüştür
ama siz yine de beni
barış kokan pencerelerden izleyin derim
emek tütsün sobalarda
özgürlükle yunsun şu çocukluğum sokakları
öyle ağıtlar filan dizmeyin ardımdan kederli
bıçak bıçak bakmayın nefti yeşili parkama
çünkü siz görmezseniz de
ihtiyar bir buluttan düşerim ben her baharda
sevgi derim annem
yaşantımın tek özdeşliğidir bu
sevmek gerekir tütün kokan toprağı,
harran ovasından ege dağlarını
sevmek gerekir karasabanıyla hayat süren
yorgun ve ümitsiz halkımı.
kim bilir
eşkiyaya da çıkar adım gün gelir
ama devran döner de zincir kırılır elbet
çünkü dem
cellat hükmünün kurşunlandığı demdir
aah benim canım annem
şimdi kapına kan çiçekleriyle değil de
umudun gülleriyle gelmek isterdim
ama bilirsin ki vaktimiz dar
ve vurmak gerek kendini karanlık sokaklara
yine de kızma sen, sözüm olsun
bir gün papatyalarla geleceğim koynuna
ve başımı dizlerine yaslayıp
ninnilerini dinleyeceğim
sen
hiç uçurmadığım o uçurtmaları
göz yaşında sakla.
Yorumlar
Yorum Gönder