Yazmak Üzerine -Hisdökümleri-


Yazmak, yaşamaktır kimileri için. Satır başlarında kurşuna dizilen her sözcük, yüzyıllar boyu süregelen bir suskunun hisdökümü olur. Sonra tüm sesler, düşsel bir göğün ardına sığınır. Her sağanakta sessizlik içre bir çığlık, külrengi evlere yağar.

Belki kan kusan bir kalem kendini anlatır sararmış sayfalarda.
            Belki bir şair apansız çocukluğunun ellerinden tutar.

Yazmak, tutsaklıktır kimileri için. Bir bağbozumunda tel örgüler çekilir tümcenin orta yerine. Her kelime birbirinden ayrı kanar. Bazı anlar kalabalık boğar insanı. Kaçıp gitmek de kolay değildir üstelik. Apansız üstüne yıkılacak sanılır dev binalar. Sadece yolda olmak gelir içinden. Çünkü Altıok’un dediği gibi, kendinin hem avcısı hem de avıdır bazı insanlar.

Bazı gecelerse karanlıkta İshak kuşunun sesi duyulur. Bir çavlan oluverir sonra satırlar. Bilinir ki artık yalnızlık bile yanı başında yoktur. İşte böylesi gecelerde yazmak özgürlüktür kimileri için. Her tan atışında, akşam alacasında, gün ortasında… Satırlara umut çiselenir durur. Sonra bir şair, şarabi düşlerin kuytusunda kendi cesedine rastlar. Bir alev harlanır okyanusun derinlerinde.

Şairin ardında yalnızca kalemiyle defteri bulunur.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Muhalefete Dönük Saldırılar, Paramiliter Yapılanmalar...

Doğa ve İnsan İlişkisi Bağlamında Yabancılaşma

Gençlik Kavganın Neresinde? Devrim Yolunda İdeolojik Mücadele Ve Devrimci Şiddet

Alacakaranlıktaki Ülkemize Bir Bakış | ''Öyle mi Erdoğan?''

Maraş Katliamı (19-26 Aralık 1978)