Şiirde Devinim | Abıhayat ve Ağu |
Çağımız, ne yazık ki hız ve tüketim çağıdır. Bu kargaşada
insani ilişkiler de dahil olmak üzere var olmayı yaşamak kılan ne varsa hızla
tüketilmekte, mekanikleşmektedir. Sevgi, saygı, hoşgörü, kardeşlik… Bulunduğumuz
bu noktada, sanatın yegâne öznelerinden biri olan şiir de popüler kültürün
unsurlarından biri hâline getirilmeye çalışılmaktadır. Çeşitli edebiyat
çevreleri ise yazınları haraç mezat gibi piyasaya sürerek bu yozlaşmanın
ekmeğine yağ sürmektedir. Oysa edebiyat, kişinin ‘’insan’’ yanıdır; şiir,
edebiyatın yüreğidir. Nasıl duygularından soyunan bir insanın herhangi bir
cansız varlıktan farkı yoksa imgesiz şiirlerin de durmuş bir kalpten farkı
yoktur. Şiir, ‘’aklın’’ felâketler yarattığı bir kâinatta verilen varoluş
mücadelesidir.
Yıllardır
süregelen bireyci şiir ve toplumcu şiir ayrışması bence önemsizdir. Çünkü
toplumsal bir düzleme erişebilmek için ilkin bireyselleşmek gerekir. Şiir,
birey gerçekliğinden de toplumsal sorunlardan da soyutlanamaz; aksine, her
ikisini damarlarında barındırır. Yalnızca bireyi kucaklayan bir şiir, surlarla
çevrilmiş bir kaleye benzer. Şairler, öznenin dışında gelişen olgulara seyirci
kalamaz. ‘’Ben’’ kavramı ancak ‘’biz’’in içerisine yerleşerek varlığını
anlamlandırabilir. Safi toplumsal meseleleri ele alan şiirlerse sloganvari
söylemlerin ve manifestoların ötesine geçemez. Alışılageldik kalıplardan ziyade
devamlı arayış içerisinde olmak ve yeniyi yaratmak gerekir. Bu devinim içre şiir,
göçebeliğinden dolayı aynı zamanda felsefedir de. Çünkü felsefe yapabilmek için
de yaşam boyu yolda olmak gerekir.
İncelikli
bir iştir şiir. Görüngünün dar sınırlarını aşabilmektir, somutu soyutlaştırarak
yeniden üretmektir, özgürlüktür. Bir soluklanıp düşünelim… Sahiden, bildiğimizi
sandığımız şeylerin ne kadarını bilmekteyiz acaba? Gökyüzü, yalnızca gökyüzü
müdür? Kelimeler, bir dizi harfin birbirine zincirlenmesiyle mi meydana
gelmiştir? Hayır… Dünyaya böyle bakarsak, duvardan ne farkımız kalır? Aksine, bir
fırtınada savrulup dökülen yaprakların dahi anlatacağı milyonlarca sözcük
vardır. Mühim olan bu derinliği kavrayabilmek, anlamı hissedebilmektir.
Şiirde
insan bir yılkı atı misali başına buyruk olmalıdır, kelimelerin birincil
anlamlarını elinin tersiyle itip onlara alışılmadık kumaşlar dikebilmelidir. Fakat
burada söz ettiğimiz, Dadaistler gibi rastgele ve bütünlüksüz bir dizge
oluşturmak değildir. Aksine, şiirde imgesel zenginliğin gücüyle harmanlanan bir
bütünlüğün bulunması gerekir. Çünkü şiir, estetiğini yitirirse şiir olmaktan
çıkar. Şiirde öyle ya da böyle fonetik açıdan bir ahenk olmalı ve edebi sanatlardan
yararlanılmalıdır. Bu sebeple mısraları devindiren sözcükler özenle seçilmeli, sözcükler yetmiyorsa yeni bir sözcük kurulmalıdır. Bu noktada da dil sapmaları
şiirin mihenk taşıdır. Kelimenin bazı anlamlara gelmediği anlarda gerekirse
sözdizimi alt üst edilmelidir. İster sessel ister sözcüksel isterse anlamsal
düzlemde olsun… Kelimelere muhtelif dil sapmalarıyla yeni anlamlar yüklemek,
özgürlüğün şiirdeki izdüşümüdür.
Şiir
bir uçurumdur, dalgalı bir denizdir, yaşam da ölüm de şiirin kıyısında durur.
Bu diyalektiği kavramadan yazılan şiirler eksik olur. Şairlerse yalnız kalemi
ellerine aldıklarında şair değildirler. Severken, düşünürken, savaşırken…
yaşayıp ölürken bile şiir saçarlar yüreklerinden. Olması gereken de budur. Şiir
hem abıhayat hem ağudur. Var olan her şeyin ötesindedir; çelişkidir, devinimdir,
yaşamın özüdür. Devinim, hareket anlamına gelir. Hareketse evreni tanımlayan en
önemli sözcüklerden biridir. Dünyaya yüzeysel bakmayı bırakırsak görebiliriz ki
her şey birbiri ile bağıntılıdır, karşıtlar birbirine dönüşür. Gelişimin temel
unsurudur bu. Etrafımızda gördüğümüz ne varsa anbean değişmektedir. Dolayısıyla
hiçbir şeyin sonu yoktur, ölümün bile. Ölen bir varlık, aslında yaşamı da
bünyesinde barındırır. Çünkü ölü bedenin ögeleri, toprağa gübre olarak toprağın
verimli hâle gelmesine yol açacak ve farklı yaşamların doğmasına zemin
hazırlayacaktır. Tıpkı bunun gibi şiir de devingendir. Devinim, çelişki,
nedensellik, süreç… şiirin ve şairin harcıdır.

Yorumlar
Yorum Gönder