Şiire İlişkin Düşünceler

 <Abıhayat ve Ağu>

    sözcüklere muhtelif dil sapmalarıyla yeni anlamlar yüklemek, özgürlüğün şiirdeki izdüşümü olsa gerek. şiir bir uçurumdur, dalgalı bir denizdir, yaşam da ölüm de şiirin kıyısında durur. denizler bir kabarır, bir durulur. bu diyalektiği kavramadan yazılan şiirler eksik olur. şairler yalnızca kalemi ellerine aldıklarında şair değildirler. severken, düşünürken, savaşırken… yaşayıp ölürken bile şiir saçarlar yüreklerinden. olması gereken de budur. şiir ki hem abıhayat hem de ağudur. toprağın kanla yunduğu çağlarda şair, ancak tüm dünya halklarının acısını yüreğinde taşıyabiliyorsa şair olur. mayakovski’nin dediği gibi işçidir şair, emekçidir; ince memed gibi toros’lardan gürleyendir, demirci kawa’dır, köroğlu’dur. kalemi zulme yükselen bir isyan bayrağıdır, zalimin korktuğudur. mezapotamya’dır, anadolu’dur. şiir ki hiç büyüyemeyen bir çocuktur, yoldaştır, dosttur.

 hem abıhayat hem de ağudur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Muhalefete Dönük Saldırılar, Paramiliter Yapılanmalar...

Doğa ve İnsan İlişkisi Bağlamında Yabancılaşma

Gençlik Kavganın Neresinde? Devrim Yolunda İdeolojik Mücadele Ve Devrimci Şiddet

Alacakaranlıktaki Ülkemize Bir Bakış | ''Öyle mi Erdoğan?''

Maraş Katliamı (19-26 Aralık 1978)